Tamamıyla yapay zeka kullanılarak oyun geliştirildi: “Angry Pumpkins”

“Angry Pumpkins” adında bir oyunu gördüğünüzde ve duyduğunuzda aklınızda sağa sola fırlatılan o kuş oyunu gelebilir. Güçlü esinlenmeye rağmen Angry Pumpkin’in alameti farikası ise tamamen yapay zeka araçlarıyla oluşturulmuş olması. Yani, oyunun kodları ve grafikleri bir programcı ve geliştirici ekibiyle değil ChatGPT ve Midjourney gibi araçlarla oluşturulmuş durumda.

Tamamen yapay zeka ile yapılan oyun

Geliştirici Javi Lopez, Angry Pumpkins’in interaktif bir versiyonunu oluşturmak için ChatGPT 4’ü kullandı. GPT-4 sayesinde ise gerekli talimatları içeren 600 satırlık eksiksiz ve çalışan bir kod elde edildi. Oyundaki nesneler, karakterler ve arka planlarını oluşturmak için Midjourney kullanılırken başlangıç ekranı tasarımı için ise DALL-E 3 kullanıldı.

Bu bir Angry Birds taklidi olsa da tümüyle yapay zeka ve tek bir kişi tarafından yapılması gelinen noktayı gösteriyor. Bunun en önemli boyutu ise aslında maliyet tarafında. Oyunlar ve oyun geliştirme işi çoğu kişi tarafından basit bir şey gibi görülüyor. Ancak tam aksine, oyun geliştirme disiplinler arası çalışmayla birlikte uzmanlaşmayı gerektiren bir durum.

Yazarlardan oyun motoru veya sistem kodlayıcılarına, ışıklandırma ve karakter sanatçılarından müzik yapımcılarına, oyuncu kadrosundan film çekimine ve tüm bunları desteklemek için gereken lojistiğe kadar modern video oyunları, başarılı bir ürüne dönüşmek için çok disiplinli ummalı bir çalışma gerektiriyor. Tüm bunların sonucunda ise oyunlar, sinema veya müziğin yapamadığı bir şeyi tüketicilere sunarlar: etkileşim. En nihayetinde oyunlar, alternatif birer gerçeklik olarak düşünülebilir.

Maliyet tarafına dönecek olursak, şu anda bu alandaki lider 600 milyon dolar kitlesel fonlama ile Star Citizen. Bir diğer örnek olan Cyberpunk 2077‘nin konsollar genelinde geliştirilmesinin yaklaşık 500 milyon dolara mal olduğu tahmin ediliyor. 2010 yılında piyasaya sürülen orijinal Angry Birds’ün maliyeti ise 140.000 dolar. Javi Lopez’in Angry Pumpkins’i için ise ChatGPT, Midjourney, DALL-E 3, bilgisayar ve internet erişimi yeterli. Bu AI modellerine ses üreten araçlar da eklenebilir. Oyunu denemek için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Oyun geliştirme işi değişiyor ama bu iyi bir şey mi?

Yapay zeka sayesinde yukarıda saydıklarımızın tamamı ise ana dilinizde yapabilmek mümkün. Üretken yapay zekanın çeşitliliği ve gücü arttıkça olasılıklar da beraberinde geliyor. Geçtiğimiz aylarda çocuk kitaplarındaki görsellerden hikayelere kadar her şeyin yapay zeka ile yapıldığını gördük. Şimdi ise oyunlar bu noktaya gelmiş durumda.

Sonuç olarak her şey prompt mühendisliğiyle ilgili durumda. Yani, yapay zeka modelinden istenilen şeyin basit ancak detaylı bir şekilde aktarılması. Ve bu, sabır ve yineleme anlamına geliyor. Ancak kodlar arasında kaybolmaktan yine de daha kolay. Çok uzak olmayan geleceğe bir bakış sunan Angry Pumpkins ve Javi Lopez, aynı zamanda riskleri de gözler önüne seriyor.

Şöyle düşünün. Yapay zeka araçlarını kullanmak zor bir şey değil ve bir kişi birden fazla modeli rahatlıkla kullanabilir. Firmalar için bu, daha az insan gerektiği anlamına geliyor. Daha az insan ise daha az fikir ve yaratıcılık ile sonuçlanabilir. Yaratıcılığın merkezileştirilmesi ise kimi zaman iyi kimi zaman kötü eserler ile sonuçlanabilir. Ancak bu noktaya gelinmesi için biraz daha zaman var, zira çözülmesi gereken telif hakkı ihlali meselesi bulunuyor. Dolayısıyla bu köprünün altından daha çok su akacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx