Gizemli Şekliyle Enteresan Hikayelere Ev Sahipliği Yaparak Dünya Tarihine Geçen Esrarengiz Roraima Dağı

Bilim insanlarından define avcılarına ve hatta dünyadaki en iyi jeologlara, Roraima dağı tarih boyunca dünya üstündeki en büyük gizemlerden birisi olarak kalmıştır. Bu dünya üstündeki eşsiz dağ, sanki milyonlarca yıl önce bıçakla kesilmiş gibi doğal olmayan bir şekle sahiptir. Hadi bugün doğadaki bu güzelliğin varoluşuna ne sebep olmuştur hep birlikte öğrenelim…?

Roraima dağı güney Amerika boyunca bu tipteki en büyük oluşumdur.

Venezüella’da bulunan bu inanılmaz taş formasyonu Pakaraima sıra dağlarının bir parçasıdır. İlk olarak 1596’da Sör Walter Raleigh tarafından keşfedilmiştir. Kaşif araştırma notlarından bu dağın şekli yüzünden bu dünyaya ait değilmiş gibi durduğunu betimlemiştir.

Ucu olmayan Roraima dağı dünya üzerinde tepesi düz olan tek dağdır.

Bu sebepten ötürü bazı insanlar bu dağın insan yapımı olduğunu düşünmüştür. Dağın düz tepesi 31 kilometrekare boyutundadır bu nerdeyse New York şehrinin yüzölçümü kadardır.

Yüksekliği 2810 metre olan dağın etraflarında akan şelaleler bu dağı göklerden gelen bir ada gibi göstermektedir.

Bu özellikleri sayesinden Roraima dağı dünya üzerinden en muazzam jeolojik ve biyocoğrafik oluşumlar arasında yer almaktadır.

Dağda üzerinde pek çok türden eşsiz hayvan ve bitki bulunmaktadır ve bu dağın hala keşfedilmemiş birçok bölgesi vardır.

Ulaşımı zor olmasından kaynaklı olarak keşfedilmemiş bölümlere sahip olan bu dağı tırmanmanın sadece iki yolu vardır. Ya sıra dağlardan tırmanarak ulaşılabilinir ya da en basit şekilde bir helikopter aracılığıyla.

Neredeyse imkansız gibi dursa da bu dağın dik taraflarından en tepeye tırmanmayı başaran bazı insanlar vardır.

Ölümle biten pek çok tırmanma denemesi yüzünden buraya çıkmadan önce yerel yetkililerden izin alınması gerekiyordur.

Bu dağın aynı anda dünya üzerindeki en eski taş oluşumu olduğu düşünülmektedir.

Bilim insanları, bu dağın şeklinin yaklaşık 2 milyar yıl önce gerçekleşen devasa bir depremle tektonik levhaları kaydırmasından dolayı oluştuğunu düşünmektedir.

Yerliler bu dağı “Tanrının evi” anlamına gelen “tepui” olarak adlandırmıştır.

Bu dağ pek çok yerel efsanelerin kaynağı haline gelmiştir, bunlardan en yaygın olanı bu dağın tüm bitkilerin ve meyvelerin kaynağı olan antik bir ağacın gövdesi olduğudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx