Doymuş Yağ ve Kalp Hastalığına İlişkin Araştırmaların İncelenmesi

doymuş yağ ve kalp hastalığı

En son beslenme araştırmalarına ayak uydurmak istiyorsanız, muhtemelen diyetinizde doymuş yağ alımının kalp hastalığı riskinizi artırmadığını gösteren çalışmalar hakkında bilgi edinmişsinizdir. Tabii her şeye ihtiyat ile yaklaşmakta yarar var.

Sağlığınız söz konusu olduğunda şüpheci olmak yeterli değildir. Eleştirel düşünmeyi öğrenmek ve beslenme araştırmalarını anlamak, ne zaman yanıltıldığınızı veya bulguları ne zaman ciddiye almanız gerektiğini bilmenizi sağlayacaktır.

Bu makalenin amacı, doymuş yağ ve kalp hastalığı üzerine yapılan en önemli araştırmaları derinlemesine değerlendirmektir. Sisin arasından gerçeği görerek sizin ve ailenizin en iyi beslenme seçimlerini yapabilmenize yardımcı olacaktır.

Kuşkulu Araştırmalar

Doymuş yağ / kolesterol alımı ve koroner kalp hastalığı (KKH) ile ilgili birçok çalışma, son birkaç yıldır birçok blog ve gazetede ön planda yer alıyor. En çok atıf yapılanlar meta-analizleridir. Meta-analizler araştırmacıların bir grup benzer çalışmayı analiz ederek tek bir sonuç elde etmesi anlamına gelir.

Koroner kalp rahatsızlığı (KKH) atardamarlarda plak oluşumudur ve kardiyovasküler hastalık (KVH) tipindedir. Kardiyovasküler hastalık kalp krizi, felç ve anjiyoya neden olur. Dünya çapında ölümlerin bir numaralı sebebidir (kaynak).

Diyet yağları ve kolesterol ile ilgili en çok okunan çalışmalardan birisi 2010’da American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan büyük bir meta-analizidir. Araştırmanın sonuç bölümüne hızlı bir şekilde bakarsak şunları görürüz:

“347.747 kişinin 11.006’sı 5-23 yıllık izlemi sırasında KKH veya felç geçirdi. Doymuş yağ alımı; artmış KKH, felç veya KVH riski ile ilişkili değildi. Yüksek miktarda doymuş yağ tüketimi risk tahminleri, KKH için 1.07 (%95 GA: 0.96, 1.19; P=0.22), felç için 0.81 (%95 GA: 0.62, 1.05; P=0.11) ve KVH için 1.00 (%95 GA: 0.89, 1.11; P=0.95)’dir. Yaş, cinsiyet ve araştırma kalitesi göz önüne alındığında sonuç değişmedi.”

İlk bakışta, bu sonuçların geçerli ve makul olduğu anlaşılıyor. Sonuçta, çok sayıdaki çalışmayı kapsamaktadır ve bir sürü katılımcıyı değerlendirmektedir.

Bununla birlikte, bu sonuçları ihtiyatlı değerlendirmemiz gerekir. Bu alandaki birçok önemli makam özellikle kalp sağlığı uzmanları – araştırmanın şekli ve dolayısıyla bu meta-analizlerin sonuçları hakkında endişelerini dile getirdiler. Daha yakından bakarsak nedenini anlamak kolaydır.

doymuş yağ kolesterol alımı kroner kalp hastalığı araştırmalar

Doymuş yağ / kolesterol alımı ve koroner kalp hastalığı (KKH) ile ilgili çalışmalar, birçok blog ve gazetede ön planda yer aldı.

Bu Sonuçları Kim Soruyor ve Neden?

American Journal of Clinical Nutrition’ın editorüne gönderilen mektuplarda, saygın pek çok beslenme uzmanı endişelerini dile getirdi (aşağıda belirtilmiştir). British Heart Vakfı’ndan Peter Scarborough ve Mike Rayner bu listede yer almaktadır. Belirttikleri endişeler, söz konusu araştırmanın kusurlarını aydınlatıyor ve şu şekildedir:

1- Araştırmacılar, meta-analizde yer alan çalışmaların birçoğunda serum kolesterol konsantrasyonu değerini herkes için aynı kabul ederek ayarlanmıştır.

  • Araştırmacılar, “serum kolesterolünü ayarlayarak”, katılımcıların kolesterol düzeylerinin KVH riski üzerindeki etkisini tamamen dışlamaktadır. Bu bir sorundur çünkü kolesterol puanlarının KVH riskini olumlu şekilde etkilediği uzun süredir bilinmektedir (kaynak).
  • Herkesin genetiğine dayalı olarak başlangıç kolesterol düzeyleri farklı olduğundan, farklı miktarda doymuş yağ tüketen insanlar bile farklı kolesterol puanları ile sonuçlanır çünkü farklı bir noktada başlamışlardır.  Bununla birlikte, tüm bu bireylerin kolesterolü yükselirse, başlangıçtaki puanlarından bağımsız olarak risk artmış demektir (kaynak). Söz konusu meta-analiz, insanların başlangıçtaki kolesterol puanlarını göz önüne almamakta ve ilave doymuş yağ tüketildiğinde bu değişiklikler gözlemlenemediği için risk olarak bir artış bulamayacaktır (Aslında tamamen bu araştırmanın ne sonuç vereceğinin önceden ayarlandığı anlaşılıyor).
  • Ayrıca, doymuş  yağların diğer yağlar ile değiştirilmesi ve diyet kolesterolünün düşürülmesinin kan kolesterol seviyelerini iyileştirdiği iyi bilinmektedir (kaynak). Sözü edilen çalışma, metabolik koğuş deneylerinin bir meta-analizidir. Bir metabolik koğuş deneyi, katılımcıların aslında bir odada tutulduğu ve gıda alımlarının sıkı bir şekilde kontrol edildiği araştırmalardır.
  • Bu şüpheli araştırmada olduğu gibi; araştırmacıların insanların yiyecek davranışlarını kontrol etmediği, bunun yerine ne kadar sıklıkla gıda tüketiyorsunuz tarzı sorular ve çeşitli anketler gibi yöntemlere dayalı gözlemlerin yapıldığı epidemiyolojik  bir meta-analizle karşılaştırın. Hiç şüphesiz metabolik koğuş deneyleri, belirli gıdaların etkisini gözlemlemek için çok daha güçlü bir yoldur.

2- Meta-analizdeki çalışmaların hatalı diyet analizi yöntemleri vardır.

3- Yazarlara gönderilen mektupların son bölümünde işaret edildiği gibi, baş yazarın süt endüstrisi için danışmanlık faaliyetlerine katıldığı için büyük bir çıkar ilişkisi vardır ve diyetler açıkça tüm süt ürünleri doymuş yağ içermektedir.

Editöre gönderilen bu mektuplarda daha derine inmek istiyorsanız, doğrudan AJCN web sitesinde görebilirsiniz (kaynak 12).

Doymuş Yağ Tüketiminin Azaltılması Yönündeki Tavsiyeler Nereden Geliyor?

NutritionFacts.org sitesinde Dr. Michael Greger tarafından hazırlanan bu video, basit bir şekilde tüm bunları açıklamaktadır. Bu çalışmaya atıfta bulunmakta ve neden başarılı olmaması için ayarlandığını detaylı bir şekilde inceler.

Bu noktaya kadar bir kafa karışılığı yaşıyorsanız muhtemelen bu video her şeyi yerli yerine oturtacaktır.

Greger, bu çalışmaları eski günlerdeki tütün endüstrisi araştırmalarında uygulanan benzer taktikler ile karşılaştırmıştır. Amaç, tüketiciler arasında karışıklık ve bilinmezlik yaratarak doymuş yağ içeren gıda ürünlerini tüketmeye devam etmeyi haklı göstermektir.

Kötü Tasarlanmış Bir Diğer Araştırma Örneği

Zayıf araştırma tasarımları sadece epidemiyolojik araştırmalar ile sınırlı değildir. Aşağıda tartıştığımız gibi yumurta ve serum lipid profilleri (kolesterol skorları) üzerine bu çalışma da son derece kusurludur. Ayrıca, alıntı yaptığı çalışmaları yakından incelemeli ve şüpheci yaklaşmamız gerekir.

Bu çalışmada diyabetli 29 katılımcı, kahvaltıda 1 yumurta ile 40gr. yulaf ezmesi kıyaslaması için iki gruba ayrıldı. Araştırma, katılımcıların serum lipid profilinde önemli bir farklılığın olmadığını ve kahvaltıda yumurtanın bazı iltihaplanma belirtilerini azalttığını gösterdi.

Buna bakarak, yumurta yemenin serum kolesterolü üzerinde herhangi bir etkisi olmadığını ve iltihabı iyileştirdiği anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte, bu sonuca varmadan önce şunu düşünün:

Bir yumurta sadece 75 kaloridir (kaynak) ve bu yaklaşık olarak günlük 2000 kalorili diyetin %3-4’ü kadardır. Bu katılımcıların diyetlerinin diğer %96′sında ne yediği belirsizdir. Bu aslında bu araştırmanın tamamen anlamsız olduğu anlamına gelir.

Ayrıca bu araştırmada yulaf ezmesi verilen deneklere 472 ml süt verildi, bu da neredeyse verilen yulaf ezmesinin kalori miktarının 2 katı kadardır. Bu çalışmanın, yumurta ile süt testi hakkında daha fazla bilgi vermesi daha mantıklı olurdu.

Bu araştırmanın Yumurta Yemi Merkezi tarafından finanse edildiğini duyduğunuzda herhalde şaşırmazsınız.

doymuş yağ kolesterol alımı kroner kalp hastalığı araştırmalar

Zayıf araştırma tasarımları sadece epidemiyolojik araştırmalar ile sınırlı değildir.

Doymuş Yağ ve KKH ile İlgili Anlamlı ve Etkili Bir Çalışma Nasıl Olur?

Bir araştırmanın tasarım hatalarını düşünmeyi öğrenmek yeterli değildir. Değerli ve iyi tasarlanmış bir araştırmayı tanımlamayı öğrenmek kadar önemlidir.  Bu yazının amacı olarak Caldwell B. Esselstyn Jr. tarafından yazılan “Koroner Arter Hastalığını Geriye Çevirmenin Yolu” adlı araştırmaya bakalım. Bu çalışmanın bulgularının gerçeğe uygulanabilirliği konusunda kendisini gösteren birçok özelliği var.

Çalışmayı özetlemek gerekirse; koroner arter hastalığı tanısı konulan 198 hastaya beslenme danışmanlığı verilmiştir. Buna göre yaşam biçimlerini şu şekilde değiştirmeleri söylendi:

Ortadan kaldırılması gerekenler; yağlar, balıklar, etler, kümes hayvanları, süt ürünleri, avokado, kuruyemiş ve aşırı tuz, şekerli içecekler, aşırı kafein ve früktoz.

Temel diyet uygulayın: Tahıl, bakla, mercimek ve bütün sebze ve meyveler.

Araştırmaya katılanlara sürekli danışmanlık verildiğinden ve buna bağlı kalmaları sürekli olarak kontrol edildiğinden, bu tip araştırmalar kişilere soru sorulması veya anket doldurulması gibi araştırmalara kıyasla açıkça çok daha net sonuç ve değerlendirme imkanı sunar.

Peki bu araştırmada ne oldu? 177 kişi diyet danışmanlığına bağlı hastaların %89’undan sadece 1 kişi (%0.6) tekrar bir kalp hastalığı yaşamıştır. Bu plana uymayan diğer insanlar ile karşılaştırırsak, bu grup hastaların %21’ini oluşturan 21 kişiden 13 tanesi (%62) tekrar kalp ile ilgili sorunlar yaşamıştır.

Katılımcıların diyet alışkanlıklarında büyük değişiklikler yaptığı ve araştırmacıların bu değişikliklerin etkisini yakından izlediği bu tür çalışmalar, diyetin kişinin sağlığı üzerindeki etkisini değerlendirmenin en doğru yoludur.

Bu diyete uymayan %62 hasta ile uyanlar arasında %0,6’lık oran şaşırtıcıdır.  Özellikle zaten kalp problemleri olan kişilerin diyetlerinde fazla doymuş yağ/kolesterolü tüketimi, kelimenin tam anlamıyla ölüm veya hayat arasındaki çizginin göstergesidir.

Ayrıca sebze esaslı bir diyet, sadece bir numaralı katil olan kalp hastalığını önlemekle kalmayıp aynı zamanda tersine çevirebilen tek diyet olmuştur (kaynak 12).

sebze esaslı diyet

Sebze esaslı bir diyet,  kalp hastalığını önlemekle kalmayıp aynı zamanda tersine çevirebilen tek diyet olmuştur.

Özet

Yeni biri için, beslenme araştırmalarının anlaşılması ezici görünebilir ve çoğu vazgeçip alakasız kalmayı tercih eder. Bununla birlikte, gerçek dünyadaki beslenme müdahaleleri  ve metabolik koğuş deneyleri mükemmel bir başlangıç noktasıdır. En güvenilir çalışmalar sizin mantığınıza ve sağduyunuza yatkın olanlardır.

Son olarak, Amerikan Kalp Derneği, doymuş yağların sınırlandırılmasını öneriyor ve aksini söyleyen yayınları eleştiriyor (kaynak).

Şu ana kadar anlattığıma bakarak neden olduğu anlamak kolay.